1. Kleopatra aslında Mısırlı değildir.
Büyük İskender’in ölümünden sonra imparatorluğun dağılması
ile birlikte, topraklar genareller arasında paylaşılmıştı. Mısır ise bu
generallerden olan I. Batlamyus’un payına düşmüştü. Böylece, Batlamyus hanedanı
Mısır’ı idare etmeye başlar. Bu dönemde dünyaya gelen Kelopatra, Batlamyus
hanedanının üyesiydi ve Yunan kökenliydi.
2. Güzelliğinden daha çok zekası ön plana
çıkıyordu.
Roma propagandası Kleopatra’yı, çekiciliğini politik bir
silah gibi kullanan, baştan çıkarıcı bir kadın olarak tanıtmaya çalışsa da o,
görüntüsünden ziyade zekası ile daha çok biliniyordu. 9 dil bilen Kleopatra,
Mısır dili, Farsça, Latince, İbranice ve Arapça dillerinde konuşabiliyordu.
Aynı zamanda felsefe, matematik, astronomi eğitimleri de almıştı.
Kleopatra, aslında fiziksel olarak o kadar güzel olmamıştır.
Portrelerinde genellikle daha kudretli, güçlü görünmek için kendisini büyük,
çengelli bir burun ile resmettiği bilinmektedir. Kleopatra kısa boylu olsa da
düzgün bir fiziğe sahipti. Üçgen bir yüz hattı, dar bir alın, açık renkte
gözler ve ten. Kısacası tam bir Yunanlıydı. Daha çok kalın ve etli alt dudağı
dikkate çarpmaktaydı. Ancak antik yazar Plutarkhos, Kleopatra’nın güzelliğinin
tamamile kıyaslanmaz olduğunu ve onu daha çekici kılan özelliğininin aslında
melodik sesi ve dayanılmaz cazibesi olduğunu iddia etmiştir.
3. Üç kardeşinin
ölümüne yardım etmişti.
Kleopatra, Mısır’da halka yakınlaşmak için Mısır dilini ve
dinini öğrenmiş ve gücünü artırmak için Mısır tanrıçası olan İsis’in enkarnesi
olduğunu iddia ederek kendisini böyle tanıtmıştır. O sıralarda kardeşleri
tarafından iktidardan uzaklaşması için sürgüne gönderilmişti. Bunun ardından
Kleopatra, Julies Sezar’la ittifak kurdu ve kardeşi, aynı zamanda kocası olan
Ptolemaius’u Nil Nehri’nde öldürdü. Yapılan savaştan sonra diğer kardeşi, XIV
Ptolemaius’u da öldürdüğü düşünülmektedir. Kız kardeşi Arsinoe’i de kendisine
rakip gördüğü için öldürtmüştür.
4. Zekası ve cesareti ile hayran bırakan
kadındı.
Kleopatra’nın temel amacı, Sezar’ı etkilemekti ancak kardeşi
Ptolemaius’un gücü, onun Sezar ile görüşmesini engelliyordu. Bu nedenle,
kölesinin tavsiyesi ile kendini kilime sardırtarak Sezar’ın huzurna gitmişti.
Sezar, karşısında duran kadının güzelliğine ve zekasına hayran kalmış ve
cesaretinden etkilenmişti.
5. Romalılar, nefret ettikleri bu kadına karşı
içten içe hayranlık duyuyorlardı.
Sezarla yaptığı anlaşmadan sonra kardeşi Ptolemaius’un
Nil’de boğulup ölmesine neden olan Kleopatra, artık Mısır’ın tüm yöntemini ele
almıştı. Bu dönemlerde Roma’ya gitmişti ve Sezar Kleopatra ile olan ilişikisini
gizlememekteydi. Şehre Sezarla ilişkisinden doğan oğlu Sezarion ile gelen
Kleopatra, iki imparatorluğun birleştirilmesini ve bu sayede dünyaya hükm
etmeyi hayal ediyordu. Ancak M.Ö. 44’te Sezar’ın ölümü, planlarına engel oldu.
Roma’yı terk etmek zorunda kalan Kleopatra, burada yaşadığı
dönemde Roma kadınlarını oldukça etkilemişti. Tarihçi Joann Fletcher’e göre
birçok Roma kadını, Kleopatra’nın egzotik saçlarını ve inci takılarını modaya
dönüştürmüştü.
6. Kleopatra’nın Antonius ile yaşadığı büyük
aşk.
Kleopatra, bir diğer efsanevi aşkı general Antonius ile
yaşamıştır. Sezar’ın ölümü ile birlikte iktidar savaşları başlamış ve topraklar
Sezarın yeğeni Oktavyus ile general Antonius arasında bölünmüştü. Antonius,
imparatorluğun doğu kısmını yönetiyordu ve tahta çıkar çıkmaz ilk işi Mısır’ı
ziyaret oldu. Bu ziyaret sonrasına Antonius Kleopatra’ya delice aşık oldu.
Ancak Kelopatra ile Antonius arasındaki ilişkinin aynı
zamanda karşılıklı çıkarlara da dayandığı rivayet edilmektedir. Antonius,
Kleopatra’nın zenginliğine ve ihtişamına ihtiyaç duyuyordu. Kleopatra ise ilk
başlarda tacını ve Mısır’ın bağımsızlığını korumak için Antonius ile birlikte
olmuştu.
7. Kleopatra'nın sonunu Oktavyus getirdi
MÖ 41-40 yıllarının
kışını birlikte geçiren sevgililer, eski kaynaklara göre her gece bayramlar ve
şarap masaları kuruyor ve çeşitli aktiviteler ile eğleniyorlardı. Antonius ile
Kleopatra’nın en sevdiği eğlencelerden biri, İskenderiye sokaklarında kılık
değiştirerek dolaşmak, insanlarla dalga geçmek ve bu şekilde eğlenmekti.
İkiz çocukları olan çiftin en büyük düşmanları Oktavyus’tu.
Aralarındaki iplerin gerilmesine neden olan kiritik olay, Antonius’un
Oktavyus’un kız kardeşi ile evli olmasına karşın, Mısır’da hayran olduğu kadın
Kleopatra ile evlenmesiydi. Bu gerginlik, M.Ö. 31’de Aktium Deniz Savaşı’na
neden oldu ve bu savaş çiftin sonunu getirdi. Savaşın sonunda Antonius yenildi
ve daha fazla dayanamadığı için intihar etti.
8. Kleopatra yılan sokmasından ölmemiş
olabilir.
Bu mağlubiyetten ve Antonius’un ölümünden sonra,
Kleopatra’nın kendisini bir yılana sokturarak intihar ettiği bilinse de
tarihçiler, kendi zehrini yaptırdığını ve bu şekilde öldüğünü düşünmektedir.

Yorumlar
Yorum Gönder
1.Görüşleriniz bizim için önemlidir.
2. Konu dışı sorularınız için İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.